<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" >
<channel>
<title>İslamiyet </title>
<link>http://islamiyet.nireblog.com</link>
<description> </description>
<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 09:18:42 +0100</pubDate>
<image>
<title>İslamiyet </title>
<url>http://static.nireblog.com/imagenes/logo.png</url>
<link>http://islamiyet.nireblog.com</link>
</image>
<generator>http://nireblog.com</generator>
	<item>
	<title>OTUZİKİ FARZ</title>
	<link>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/otuziki-farz</link>
	<guid>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/otuziki-farz</guid>
		<description><![CDATA[<p>İMANIN ŞARTLARI<br />
1- Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak.<br />
2- Allah'ın meleklerine inanmak.<br />
3- Allah'ın kitablarına inanmak.<br />
4- Allah'ın peygamberlerine inanmak.<br />
5- Ahiret gününe inanmak.<br />
6- Kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah (Celle Celâlühû) olduğuna inanmak.</p>
<p>    İSLAMIN ŞARTLARI<br />
1- Kelime-i şehadet getirmek.<br />
2- Namaz kılmak.<br />
3- Oruç tutmak.<br />
4- Zekat vermek.<br />
5- Haccetmek.</p>
<p>    ABDESTİN FARZLARI<br />
1- Yüzünü yıkamak.<br />
2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak.<br />
3- Başının dörtte birini meshetmek.<br />
4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak.</p>
<p>    GUSLÜN FARZLARI<br />
1- Ağzına su vermek.<br />
2- Burnuna su vermek.<br />
3- Bütün bedenini yıkamak.</p>
<p>    TEYEMMÜMÜN FARZLARI<br />
1- Niyet.<br />
2- İki darb ve mesih.</p>
<p>    NAMAZIN FARZLARI<br />
     Dışında olanlar:<br />
1- Hadesten taharet<br />
2- Necasetten taharet<br />
3- Setr-i avret<br />
4- İstikbal-i Kıble<br />
5- Vakit<br />
5- Niyet<br />
    İçinde olanlar:<br />
1- İftitah tekbiri<br />
2- Kıyam<br />
3- Kırâet<br />
4- Rükû<br />
5- Secde<br />
6- Ka'de-i ahire.
</p>
<p><a href="http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/otuziki-farz#comments">Comments</a></p>]]></description>
	<pubDate>Sun, 06 May 2007 16:19:13 +0100</pubDate>	</item>
	<item>
	<title>Neden gülümsediğimi biliyormusunuz?</title>
	<link>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/neden-gulumsedigimi-biliyormusunuz</link>
	<guid>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/neden-gulumsedigimi-biliyormusunuz</guid>
		<description><![CDATA[<p>Resûlüllah (s.a.v.) ile ashabı ile beraber bulunuyordu, bir ara gülümseyerek:</p>
<p>-Niçin gülümsediğimi biliyor musunuz? diye sordular. Bizler, 'hayır' deyince, Resûl-i Ekrem Efendimiz buyurdular ki:</p>
<p>-Kulun, Rabb'ine karşı kendisini müdâfaasından ve Allah ile aralarında geçen (şu) konuşmadan ötürü gülümsüyorum.</p>
<p>Kul der ki:</p>
<p>-Sen, dünyada beni zulümden korumadın mı?</p>
<p>Allah Teâlâ:</p>
<p>-Evet, buyurur. Kul:</p>
<p>-O halde ben de yabancı şâhidi kabul etmiyorum. Bana, benden şâhit istiyorum, deyince Allah Teâlâ:</p>
<p>-Peki, senin hesâbını kendi a'zâların görsün ve Kirâmen Kâtibîn de şâhit olsun, buyurur ve dili susturularak, a'zâlarına, 'Konuşun' denir. A'zâlar da teker teker yaptıklarını haber verirler. Sonra dili açılır. Adam a'zâlarına, 'Başımdan def'olun, ben sizi korumak için uğraşıyorum, siz ise yaptıklarınızı söylüyorsunuz' der.'</p>
<p>islamiyet.gen.tr
</p>
<p><a href="http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/neden-gulumsedigimi-biliyormusunuz#comments">Comments</a></p>]]></description>
	<pubDate>Sun, 06 May 2007 16:12:18 +0100</pubDate>	</item>
	<item>
	<title>Ali Kuşçu</title>
	<link>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/ali-kuscu</link>
	<guid>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/ali-kuscu</guid>
		<description><![CDATA[<p>15. yüzyıl Türk-İslâm âleminin en önemli astronomi ve matematik âlimlerinden olan Ali Kuşçu bugün Özbekistan sınırları içerisinde bulunan Semerkand’da doğdu. Daha küçük yaşlardan itibaren matematik ve astronomi alanında devrin büyük âlimlerinden dersler almaya başladı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman şehrine gitti. Semerkand ve Kirman’da yoğun bir eğitim alan Ali Kuşçu, eğitimini tamamladıktan sonra devrin büyük âlimlerinden Uluğ Bey’in himayesine girdi. Uluğ Bey, çok değer verdiği bu öğrencisini genç yaşına rağmen rasathanesine müdür yaptı. Ali Kuşçu da genç yaşta rasathanenin müdürü olmasına vesile olan hocasının kendisine layık gördüğü bu görevi en iyi şekilde yerine getirebilmek için gece gündüz çalışarak önemli bilimsel araştırmalarda bulundu, eserler verdi. </p>
<p>Fatih Sultan Mehmet’le Buluşması </p>
<p>Hocası Uluğ Bey’in en verimli çağında ölümü onu çok üzmüştü. Her zaman kendisine destek olan, can dostu Uluğ Bey’in bir ihanet sonucu öldürülmesi onda derin yaralar açmıştı. Bu olaydan kısa bir süre sonra ailesini de yanına alarak Tebriz’e gitmeye karar verdi. Tebriz’de onu Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan karşıladı ve ona büyük itibar gösterdi. Uzun Hasan, ondan Fatih Sultan Mehmet’in huzuruna kendi elçisi olarak gitmesini ve aralarını bulmasını istedi. Uzun Hasan, Fatih Sultan Mehmet’in âlimlere ne kadar değer verdiğini biliyordu. Bunun üzerine Ali Kuşçu, kendisine bunca itibar eden Uzun Hasan’ın isteği üzerine yol hazırlıklarını tamamladı ve bu uzun yolculuğa çıktı. Yorucu bir yolculuğun sonunda Osmanlı’nın payitahtı İstanbul’a ulaştı. Huzura kabul edildiği zaman Osmanlı hükümdarından beklemediği kadar iltifat gördü. Çünkü kendisinden önce, eserlerinin ünü İstanbul’a kadar ulaşmıştı. Uluğ Bey Rasathanesi’ndeki çalışmalarından, Semerkand’a aylarca uzak mesafede bulunan İstanbul’daki hükümdarın haberi vardı. Fatih Sultan Mehmet kendisinden, İstanbul’da kalarak İstanbul medreselerinde dersler vermesini ve öğrenciler yetiştirmesini istedi. Bu nazik daveti emir telakki eden Ali Kuşçu, Fatih’in bu isteğini kabul etti, ardından da kendisinin ne kadar ahlâklı, sözünün eri olduğunu şu sözleriyle ispatladı: “Hünkârım izin verirlerse önce Tebriz’e döneyim. Çünkü burada bulunmamın asıl sebebi Akkoyunlu hükümdarının elçisi olmaktır. Elçiye zeval yoktur. Hünkârımın lütufkâr davetini kabul etmeden önce vazifemi iyi bir sonuca ulaştırdığımı beni gönderen, bana güvenmiş olan insana bildirmem gerektir...” Bu sözler Fatih’in de aklına yatmıştı. Ali Kuşçu’ya güveni bir kat daha artan Fatih, onun Tebriz’e geri dönmek üzere gitmesine izin verdi. </p>
<p>İstanbul Medreselerinde </p>
<p>Ali Kuşçu, İstanbul’dan ayrılalı iki yıl olmuştu. Tebriz’deki vazifesini hakkıyla yerine getirdiğine artık inanıyordu. Fatih Sultan Mehmet’e bir söz vermişti. Bu sözü yerine getirmek için ailesiyle birlikte İstanbul’a doğru yola çıktı. Osmanlı sınırlarına vardığında Fatih Sultan Mehmet’in bizzat görevlendirdiği bir heyet tarafından karşılanarak ihtişam içinde İstanbul’a getirildi. Ayasofya’ya müderris olarak atanan Ali Kuşçu, burada Semâniye medreselerinin programlarını hazırladı. İstanbul’daki çalışmalarında çeşitli Güneş saatlerinin yapımı, İstanbul’un enlem ve boylamının hesaplanması gibi pek çok önemli konuda araştırmalar yaptı. </p>
<p>Ali Kuşçu’nun bilim dünyasına kazandırdığı önemli çalışmalardan birisi de Ay’ın ilk haritasını çıkarmasıdır. Bugün Ali Kuşçu’nun adı Ay’ın bir bölgesine verilmiştir. W. Barhold’un da dediği gibi Ali Kuşçu 15. yüzyılın Batlamyus’udur. </p>
<p>Ali Kuşçu’nun matematik ve astronomi alanında verdiği dersler pek çok İstanbul ulemasınca takip edilmiş olup bu durum on altıncı yüzyılda meyvelerini vermeye başlamıştır. Onun yetiştirdiği talebeler on altıncı yüzyıl ve sonrasında önemli çalışmalara imza atmışlardır. </p>
<p>Ali Kuşçu’nun en önemli eseri Fethiye adıyla Fatih Sultan Mehmet’e sunulmuş olan Risale-i fi’l Hey’e (Astronomi Risalesi)’dir. Batı dünyasında da hayret uyandıran bu eserde çeşitli gök cisimlerinin Dünya’mıza olan mesafeleri, ekliptiğin eğimi gibi konulara yer vermektedir. Bu eser Batı dünyasınca da kullanılan bir eser olması bakımından da büyük önem arz etmektedir. </p>
<p>Ali Kuşçu, vefat edene kadar İstanbul medreselerinde birçok genç ilim adamını yetiştirmekle uğraştı. Kuşçu’nun ders vermeye başlamasıyla, İstanbul medreselerinde astronomi ve matematik alanında büyük gelişmeler yaşandı. Ali Kuşçu ile birlikte Osmanlı sınırları içerisinde astronomi ve matematiğe olan ilgi arttı. Semerkand okulunun en önemli temsilcisi olan Ali Kuşçu, gerek yazdığı eserlerle gerekse örnek kişiliğiyle hem döneminin âlimlerine hem de kendisinden sonraki kuşaklara iyi bir örnek oldu. </p>
<p>Kuşçu’nun eserlerinden bazıları: </p>
<p>Risâle fi’l-Hey’e (Astronomi ile ilgili Farsça bir eser) Risâle fi’l-Hisâb (Üç makaleden oluşan Farsça bir eser) , er-Risâletü’l-Fethiyye (Fatih ’e ithaf edilmiş bir astronomi kitabı) </p>
<p>* Ali Kuşçu, dinî bilgileri Semarkant’taki hocalardan, matematik ve astronomiyi de Bursalı Kadızade Rumi’den ve Uluğ Bey’den öğrendi. Pek genç yaşta Uluğ Bey’in kurduğu rasathanenin müdürü oldu (1421)
</p>
<p><a href="http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/ali-kuscu#comments">Comments</a></p>]]></description>
	<pubDate>Sun, 06 May 2007 16:12:03 +0100</pubDate>	</item>
	<item>
	<title>Namaz Hakkında Genel Bilgiler</title>
	<link>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/namaz-hakkinda-genel-bilgiler</link>
	<guid>http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/namaz-hakkinda-genel-bilgiler</guid>
		<description><![CDATA[<p>1) Hadesten Taharet: Hades denilen manevî kirin giderilmesi için, abdest almak, gerekli hallerde gusül yapmaktir.<br />
2) Necasetten Taharet: Namaz kilacak kisinin, bedeninde, üzerindeki elbisede ve namaz kilacagi yerde pislik varsa bunlari temizlemektir.<br />
3) Setr-i Avret: Namaz kilacak kisinin vücudunda örtünmesi gereken yerleri örtmesi demektir.<br />
Erkeklerin: Göbek ile diz kapagi arasini (dizkapagi dahil),<br />
Kadinlarin: Yüz, el ve ayaklardan baska vücudunun her tarafini örtmeleri gerekir.<br />
4) Istikbal-i Kible: Namazi kibleye dönerek kilmaktir. Kible, Mekke sehrindeki kutsal bina olan Kâbe yönüdür. Kâbe, Hz. Ibrahim ve Hz. Ismail tarafindan yapilmistir.<br />
5) Vakit: Namazlari kendi vakitleri içinde kilmaktir.Vakti gelmeden bir namazi kilmak caiz degildir.<br />
6) Niyet: Hangi namazi kildigini bilmek ve kalbinde hatirlamaktir. Niyetin dil ile söylenmesi sünnettir. </p>
<p>Namazin Rukünleri</p>
<p>1) Iftitah Tekbiri: Namaza baslarken tekbir almak demektir.<br />
2) Kiyam: Namazda ayakta durmak demektir.<br />
3) Kiraat: Namazda ayakta iken biraz Kur'an okumaktir.<br />
4) Rükû': Namazda eller diz kapagina erisecek kadar egilmektir.<br />
5) Sücûd: Rükû'dan sonra ayaklar, dizler ve ellerle beraber alni yere koymaktir.<br />
6) Ka'de-i Ahîre: Namazin sonunda "Ettehiyyatü" okuyacak kadar oturmak demektir.</p>
<p>Namazin Vacibleri </p>
<p>1) Namaza "Allahu Ekber"sözü ile baslamak.<br />
2) Farz namazlarin ilk iki rek'atinda, nafile namazlarin her rek'atinda Fatiha suresini okumak.<br />
3) Farz namazlarinin ilk iki rek'atinda, vitir ve nafile namazlarin her rek'atinda Fatihadan sonra sûre veya ayet okumak.<br />
4) Fatihayi sureden önce okumak.<br />
5) Secdede alin ile beraber burnu da yere koymak.<br />
6) Üç ve dört rek'atli namazlarin ikinci rek'atinda oturmak (Buna ka'de-i ûlâ=birinci oturus<br />
7) Namazlardaki birinci oturus ile son oturuslarda ettehiyyatü'yü okumak.<br />
8) Cemaatle kilindigi zaman sabah, cuma, bayram, teravih ve vitir namazlarinin her rek'atinda, aksam ve yatsi namazlarinin ilk iki rek'atinda imamin fatiha ve sureyi açiktan, ögle ve ikindi namazlarinda ise, gizlice okumasi.<br />
9) Imama uyan cemaatin fatiha ve sureyi okumayip susmasi.<br />
10) Vitir namazinda kunut tekbiri almak ve kunut dualarini okumak.<br />
11) Bayram namazlarinda alinan ilâve tekbirler.<br />
12) Ta'dili erkân, yâni ayakta iken dosdogru, rükûda dümdüz olmak (Kadinlar biraz meyilli dururlar), rükûdan kalkinca iyice dogrulmak, iki secde arasinda tam oturmak.<br />
13) Namazin sonunda saga ve sola selâm vermek.<br />
14) Namazda yanilma olursa sehiv secdesi yapmak. </p>
<p>Namazin Sünnetleri </p>
<p>1) Bes vakit namaz ile Cuma Namazi için ezan ve kamet getirmek<br />
2) Iftitah tekbirini alirken elleri yukariya kaldirmak<br />
3) Sübhaneke ve Eûzu-Besmele'yi sessizce okumak<br />
4) Sag eli sol el üzerine koymak<br />
5) Fatiha'dan sonra gizlice 'amin' demek<br />
6) Rükû ve secdeye egilip kalkarken alinan tekbirler<br />
7) Rüku ve secde tesbihleri. ( Rukû'da üç defa "SÜBHANE RABBIYE'L AZÎM" ve her iki secdede üçer defa SÜBHANE RABBIYE'L ÂLÂ" demek.)<br />
8) Rukü'dan dogrulunca "SEMIALLAHU LIMEN HAMIDEH" ve hemen arkasindan "RABBENA LEKE'L HAMD" demek.<br />
9) Kiyamda bir özür bulunmadigi takdirde iki ayagin arasini dört parmak kadar açik bulundurmak.<br />
10) Rukü'da parmaklar açiK olarak dizleri tutmak, dizleri, dirsekleri dik ve sirti bas ile dümdüz halde bulundurmak.<br />
11) Secdeye varirken önce dizleri, sonra elleri, sonra yüzü vere koymak. Secdeden kalkarken önce yüzü, sonra elleri, sonra dizleri kaldirmak.<br />
12) Tahiyyati sessizce okumak.<br />
13) Selama sagdan baslamak<br />
14) Sütre edinmek (Önü açik yerde namaz kilarken önüne sütre koymak) </p>
<p>Namazi Bozan Seyler </p>
<p>1) Namazda konusmak.<br />
2) Birsey yemek veya içmek.<br />
3) Kendi isitecegi kadar gülmek (yanindakilerin isitecegi kadar gülerse abdesti de bozulur.)<br />
4) Birine selâm vermek veya verilen selâmi almak.<br />
5) Gögsünü kibleden çevirmek.<br />
6) Dünyaya âit bir seyden veya bir agridan dolayi aglamak "ah" demek. (Allah korkusundan dolayi aglamak namazi bozmaz.)<br />
7) Öksürügü yok iken öksürmeye çalismak. (Elde olmayarak normal gelen öksürük namazi bozmaz.)<br />
8) Namazda bir is yapmaya çalismak.<br />
9) Bir seye üflemek.<br />
10) Kur'an'i, manasi bozulacak sekilde yanlis okumak.<br />
11) Ayeti mushaf'a bakarak (yüzünden) okumak.<br />
12) Namazda abdesti bozulmak.<br />
13) Teyemmüm eden kimsenin namazda suyu görmesi, mesh müddetinin namazda bitmesi.<br />
14) Sabah namazini kilarken günesin dogmasi.<br />
15) Cemaatle namazda kadinlarla erkeklerin arada bir perde olmadan yanyana bir safta kilmasi.<br />
16) Namazda örtünmesi gereken yerlerin açilmasi ve bu açilmanin bir rükûn yapacak kadar süre devam etmesi.<br />
17) Bayilmak, çildirmak... </p>
<p>Namazin Mekruhlari </p>
<p>1) Sıkışık abdestle namaz kilmak<br />
2) Namazda elbise veya bir baska yerle oynamak<br />
3) Namazda bir yere dayanmak<br />
4) Gerinmek veya esnemek<br />
5) Parmaklari çitlatmak<br />
6) Özürsüz bagdas kurmak<br />
7) Insan yüzüne karsi kilmak<br />
8) Kiraatta, Kur'an-i Kerimdeki siraya uyulmamasi. Bir sure atlamak<br />
9) Erkeklerin secde ederken kollarini tamamiyla yere dösemeleri<br />
10) Tek ayak üzerinde durmak veya bir ayagi yerden kesmek ve digerine dayanmak<br />
11) Namazda daha selam vermeden terleri veya yüze dokunmus olan topraklari silmek<br />
12) Namaz içinde, verilen selami el veya bas isaretleriyle almak<br />
13) Ikinci rekatta birinci rekata göre daha uzun okumak<br />
14) Yanmakta olan atese dogru namaz kilmak....
</p>
<p><a href="http://islamiyet.nireblog.com/post/2007/05/06/namaz-hakkinda-genel-bilgiler#comments">Comments</a></p>]]></description>
	<pubDate>Sun, 06 May 2007 16:11:52 +0100</pubDate>	</item>
</channel>	
</rss>
 
